İzmir ve Manisa'da "boykot" çağrılarına tepki

İZMİR (AA) - Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve Manisa Muradiye Organize Sanayi Bölgesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan "boykot çağrılarına" tepki gösterdi.
MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Temur, yazılı açıklamasında boykot çağrısının sadece ekonomik dengeleri bozma girişiminin olmadığını, üretimi, istihdamı ve piyasaları hedef alan sabotaj niteliği taşıdığını ifade etti.
Çağrının Türkiye'nin yerli ve milli sermayesini zayıflatmayı, ekonomik bağımsızlığı tehlikeye atmayı ve küresel sermayeye alan açmayı amaçlayan bir girişim olduğunu savunan Temur, "Oysa ekonomi, milletin ortak emeğidir ve bu emeği sekteye uğratmaya yönelik her hareket sanayicimizden esnafımıza, ihracatçımızdan işçimize kadar herkese zarar vermektedir. İzmirli hemşerilerimizi bu tür suni kriz çağrılarına karşı sağduyulu olmaya, dayanışma içinde hareket etmeye davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata da son gelişmelerin esnafı mağdur edeceğinden endişeli olduklarını dile getirerek, "Esnaftan yapılan ticaret ve alışverişler durdurulmamalı, üretime ve ticarete ara verilmesine neden olacak olumsuzluklardan kaçınılmalıdır. Sağduyu ile hareket etmeye özen göstermek ortak sorumluluğumuz olmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
- Manisa
Manisa Muradiye Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık ise boykot çağrılarının yerli üretim ve ekonomiye darbe vuracağını belirtti.
Yerli markaların Türkiye'nin üretim gücünü, istihdam kapasitesini ve uluslararası pazarlardaki temsil kabiliyetini yansıtan önemli değerler olduğunu ifade eden Kıvırcık, şunları kaydetti:
"Bu firmalar, binlerce çalışana doğrudan ya da dolaylı olarak geçim kaynağı sağlamakta, tedarik zinciriyle geniş ekonomik ekosistemi beslemektedir. Firmalara yapılan boykot, aslında bu firmalardan geçimini sağlayan binlerce vatandaşımızın yaşam hakkını boykot etmektir. Yerli markalarımızın siyasi tartışmaların dışında tutulmasını ve ülke ekonomimizin kendi vatandaşlarımız tarafından etkilenmeye çalışılarak siyaseten haklı çıkılabileceği iddiasından vazgeçilmesi gerektiğine inanıyorum."